Parmak Kız Masalı


parmak kız masalı

Parmak Kız Masalı

Bir zamanlar, ufak bir köyde hiç evlenemediği için bir türlü çocuğu olamayan bir kadın varmış. Yaşlı kadın hep bir kız çocuğu olmasını istermiş.

Bir gün bahçesinde “Ah keşke bir kız çocuğum olsaydı.” diye düşünürken biranda etrafta ışıklar saçılmış ve minik bir peri yanında belirmiş. Peri “Merhaba ben iyilik perisiyim. Seni çok üzgün gördüm ve belki bir yardımım dokunur diye yanına geldim.” demiş. Yaşlı kadın “Evet peri! Doğru bildin gerçekten çok üzgünüm. Ben çok yalnız ve yaşlı bir kadınım. Keşke minik bir kız çocuğum olsaydı.” demiş. Peri, kadının bu dileğini kabul etmiş ve kadına bir tohum uzatmış “Bak! Bu tohumu saksıya ekip beklemen gerek. İlerde bu senin çocuğun olacak demiş.”

Yaşlı kadın perinin verdiği tohumu saksısına ekmiş ve her gün sulayıp bakımlarını yapıp gözü gibi bakmış. En sonunda saksıdaki tohum büyümüş bir çiçeğe dönüşmüş. Yaşlı kadın bir sabah çiçeğe yaklaşıp onu sevgiyle koklayıp öpmüş. Tam bu sırada sihir gerçekleşmiş ve o güzel çiçek biranda mini minnacık bir kız çocuğuna dönüşmüş.

Yaşlı kadın bu minik kızı çok sevmiş ve büyütmeye başlamış. Yatabilmesi için ceviz kabuğundan bir yatak, üşümesin diye güllerden yorgan hazırlamış. Bu kız çocuğu o kadar ufakmış ki bir parmak kadar boyu varmış. Bu sebepten yaşlı kadın, bu ufak kızın adını Parmak Kız koymuş.

Yaşlı kadının evde olmadığı bir gün evin dışında dolaşan çirkin bir kurbağa, içerde şarkı söyleyen Parmak Kız’ın sesini duymuş. Çirkin kurbağa, Parmak Kız’ı görünce onu çok beğenmiş ve onu oğluyla evlendirmek için kaçırmış. Parmak Kız’ı gölden bulduğu bir nilüfer yaprağının üzerine bırakmış. Parmak Kız olanları anladığı zaman ağlamaya ve nasıl kurtulacağını düşünmeye başlamış. Tam o sırada gölde yüzen balıklar Parmak Kız’ın haline acımışlar ve ona yardım edip onu gölden çıkarıp nehre koymuşlar.

Nilüfer yaprağı üzerinde nehirde sürüklenen kız ilerde şelalenin olduğunu fark edince çok korkmuş. Tam bu sırada şelaleye doğru sürüklenen kızı gören bir böcek hemen nehrin içine atlamış ve kızı nehirden çıkarmış. Böcek de onun güzelliğinden çok etkilenmiş ve hemen kızla evlenmek istemiş. Fakat böceğin ailesi “Bu kızın bizim kadar bacağı yok ve bize hiç benzemiyor.” demişler ve böceğin kız ile evlenmesine izin vermemişler. Hemen kızı oradan yollamışlar.

Günlerce yürümüş;

Mevsim kış olana kadar Parmak Kız ormanın içinde yürüyüp evini aramış fakat bir türlü bulamamış. Yine ormanda dolaştığı sırada bayan tarla faresi, kızı görmüş ve ona acıyıp “Gel benimle ufak kız! Seni evimde misafir edeyim.” demiş. Günün birinde bayan tarla faresinin evine köstebek gelmiş ve Parmak Kızı görmüş. Kızdan çok hoşlanan köstebek, bayan tarla faresine dönerek “Fare Hanım, bana bu kızı verirseniz size ömrünüz boyunca yetecek kadar yiyecek getirebilirim.” demiş. Bayan tarla faresi çok iyi kalpli olmasının yanında aynı zamanda çok aç gözlü ve oburmuş. Bu yüzden hemen köstebeğin teklifini kabul ederek kızı köstebeğe vermeye kabul etmiş.

Köstebekle bayan tarla faresinin konuşmasını duyan Parmak Kız onlara fırsat vermeden hemen tarla faresinin evinden kaçmış. Ormanın derinliklerine doğru koşarak kaçarken yerde yatmakta olan bir yaralı kuş görmüş. Hemen kuşa yardım etmiş ve onu iyileştirmiş. Kuş, iyileştiği zaman kızın üzgün olduğunu görmüş “Ne derdin var senin? Söyle bana minik kız!” demiş. Parmak Kız, başından geçenleri tek tek anlatmış ve kuştan kendisine yardım etmesi için yardım istemiş. Kuş, kızın yardım isteğini severek kabul ve etmiş onu sırtına alarak uzaklara uçurmuş. Sonunda içinde rengarenk çiçeklerin olduğu çok güzel bir bahçeye varmışlar. Parmak Kız burayı çok sevmiş ve kuşa teşekkür ederek artık burada güvenli bir şekilde yaşayabileceğini söylemiş.

Parmak Kızın buradaki hayatı çok güzel geçiriyormuş. Güzel çiçeklerin içinde mutlu ve huzurlu yaşıyormuş. Bir gün çiçeklerin arasından bir yakışıklı prens gelmiş ve Parmak Kızı görmüş. Prens oracıkta kıza aşık olmuş. İlerleyen günlerde Parmak Kız da prensi sevmeye başlamış ve evlenmişler. Evlendikten sonra Prens, kızın annesinin evini bulmuş ve onun yanına taşınmışlar. Üçü de sonsuza kadar mutluca yaşamışlar.

Masal OkuParmak Kız Masalı-Yazar : Hans Christian Andersen


admin

2 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir