MASALI GÖRÜNTÜLEMEK VEYA OKUMAK İSTİYORSANIZ BURAYA BASIN

Bir zamanlar, her gece ay ışığıyla parlayan büyülü bir orman vardı. İnsanlar buraya Ayışığı Ormanı derdi. Bu ormanın en büyük sırrı, yalnızca dolunay geceleri açan Sihirli Ay Çiçeği idi. Çiçek açtığında, ormanın her köşesine huzur ve ışık yayardı.

Ancak bir gece, dolunay doğduğunda çiçek açmadı. Orman karanlığa gömüldü, hayvanlar yollarını kaybetti ve rüzgâr bile fısıldamayı bıraktı.

Lina, ormanda yaşayan meraklı bir kızdı. Büyükannesi ona dedi ki:
“Ay Çiçeği, doğanın dengesini korur. Eğer açmazsa, ormanın büyüsü kaybolur.”

Lina, çiçeğin neden açmadığını bulmak için ormanın derinliklerine doğru yola çıktı.

Lina, ormanda ilerlerken rüzgârın bile kıpırdamadığını fark etti. Ağaçlar solmuş, kuşlar sessizdi. Tam o sırada, bir baykuş alçaktan süzülerek Lina’nın omzuna kondu.

Baykuş ona şöyle fısıldadı:
“Ay Çiçeği, yalnızca sevgiyle büyür. Ancak biri onun ışığını çalmış olabilir.”

Lina, çiçeğin ışığını geri getirmek için Karanlık Dere’yi geçmek zorundaydı.

Lina, Karanlık Dere’ye ulaştığında suyun simsiyah olduğunu fark etti. Nehrin ortasında, suyun üzerinde yüzebilen bir taş vardı.

Taşın üzerinde şu yazıyordu:
“Gerçek ışık, paylaşmayı bilenlerin ellerinde parlar.”

Lina, çantasındaki ekmeği nehir kıyısında bekleyen bir sincaba uzattı. O anda, taş parladı ve Lina nehrin karşısına kolayca geçebildi.

Lina, ormanın en derin noktasına ulaştığında, Gümüş Kurt ile karşılaştı. Kurt, Ay Çiçeği’nin hemen yanında bekliyordu.

Kurt ona sordu:
“Neden Ay Çiçeği’ni açtırmak istiyorsun?”

Lina cesurca cevap verdi:
“Çünkü ışık sadece aydınlatmak için değil, doğayı ve tüm canlıları korumak için vardır.”

Kurt başını salladı ve kuyruğunu hafifçe çiçeğe dokundurdu.

O anda, Ay Çiçeği yavaşça açılmaya başladı. Yapraklarından gümüş ışıklar yükseldi ve tüm orman yeniden parlamaya başladı.

Rüzgâr esmeye, kuşlar şarkı söylemeye başladı. Ormanın büyüsü geri dönmüştü!

Lina, köyüne döndüğünde herkes ona teşekkür etti. Büyükannesi ona, “Sen artık Ayışığı Ormanı’nın Koruyucususun,” dedi.

Ve o günden sonra, her dolunayda Lina’nın cesareti anlatıldı.