MASALI GÖRÜNTÜLEMEK VEYA OKUMAK İSTİYORSANIZ BURAYA BASIN

Bir zamanlar, geceleri gümüş ışıklarla parlayan büyülü bir dağ vardı. İnsanlar buraya Ayışığı Dağı derdi. Her dolunayda, dağın zirvesindeki Gümüş Taç gökyüzüne ışık saçar ve yıldızlarla dünyayı birbirine bağlardı.

Ancak bir gece, Ayışığı Dağı karanlığa gömüldü. Ay ışığı sönükleşti, yıldızlar soldu ve gece artık eskisi gibi parlamıyordu.

Mira, her gece dağın tepesine bakarak uykuya dalan meraklı bir çocuktu. Büyükannesi ona dedi ki:
“Ayışığı Dağı, Gümüş Taç olmadan ışığını yayamaz. Eğer onu bulamazsak, gece bir daha huzurlu olmayacak.”

Mira, kayıp tacı bulup dağın ışığını geri getirmek için cesur bir yolculuğa çıkmaya karar verdi.

Mira, Ayışığı Dağı’na tırmanmaya başladı. Ancak normalde gümüş gibi parlayan yollar şimdi solgundu.

Tam umutsuzluğa kapılacakken, gökyüzünde büyük kanatlarıyla dönen bir Ay Baykuşu belirdi. Baykuş, mağaralara doğru süzülerek ona yol gösterdi.

Mira, baykuşun izinden giderek Gölgeler Vadisi’ne ulaştı.

Vadinin sonunda, dağın içine açılan eski bir mağara buldu. Kapısında şu yazıyordu:
“Gerçek ışığı görmek isteyen, önce gölgelerle yüzleşmelidir.”

Tam içeri adımını atacakken, mağaranın içinden büyük bir Gümüş Kurt belirdi.

Kurt ona sordu:
“Gümüş Taç’ı neden geri getirmek istiyorsun?”

Mira cesurca cevap verdi:
“Çünkü gece yalnızca karanlık değildir, aynı zamanda ışığın huzurudur. Yıldızlar olmadan, geceler yalnız kalır.”

Kurt başını salladı ve patisini yere vurdu. O anda, mağaranın derinliklerinden bir ışık yükseldi ve Mira Gümüş Taç’ı gördü.

Mira, tacı alarak hızla dağın zirvesine çıktı. Onu eski yerine koyduğu anda, önce hafif bir ışık yayıldı.

Sonra birden, gökyüzü parladı, yıldızlar tekrar ışıldadı ve ay, vadinin üzerine huzurla ışığını yaymaya başladı.

Ayışığı Dağı eski ihtişamına kavuşmuştu!

Mira, köyüne döndüğünde herkes ona teşekkür etti. Büyükannesi ona, “Sen yalnızca dağın ışığını değil, huzuru da geri getirdin,” dedi.

O günden sonra, Mira Ayışığı Dağı’nın Koruyucusu olarak anıldı.

Ve her dolunayda, gökyüzünde en parlak parlayan ışık, onun cesaretini anlatmaya devam etti.